BİLİM YARATICIYI İSPATLIYOR
26.05.2011

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’na (GYV) bağlı Kültürlerararası Diyalog Platformu (KADİP) ve İsrail İstanbul Başkonsolosluğu tarafından vakıf merkezinde organize edilen “İnanç ve Bilim” seminerinde Prof. Dr. Aviezer ve Prof. Dr. Kaya birer sunum yaptı.


Başta İsrail İstanbul Başkonsolosu Moşe Kamhi ve GYV Başkan Yardımcısı Cemal Uşak olmak üzere söz konusu seminere yoğun bir ilgi gösterildi.


300 YIL ÖNCEKİ BAZI TEORİLER ŞİMDİ GÜLÜNÇ DURUMA DÜŞTÜ


Prof. Kaya seminerde yaptığı sunumda, 300 yıllık başarılı bir süreç nedeniyle bazı fizikçilerin teori ve formüllerine aşırı güvendiklerini, ancak kuantum fiziği gibi bir çok alandaki yaklaşımlar nedeniyle çağdaş fizikçilerin daha önce ortaya atılan bu formül ve teorileri şimdi gülünç bulduklarını ifade etti.


Artık bir teoriye “kanun” derken daha dikkatli olunduğunu vurgulayan Kaya, her teorinin zayıf yönleri olduğunu, bazılarının yüksek enerjide bazılarının ise yüksek ısıda değişkenlik gösterdiğine işaret etti.


“Önyargısız biri için bilim yaratıcıyı ispat eder,” diyen Kaya, evrimi savunan birine ilk hücrenin nasıl oluştuğu sorulduğunda buna vereceği bir cevabın olmadığına dikkat çekti.


EVREN BİR YARATILIŞLA BAŞLADI



Konuşma sırası kendine geldiğinde söze Tevrat’tan bir ayetle başlayan Prof. Dr. Aviezer, Tevrat’ın ilk kısmında, “Başlangıçta Tanrı evreni yarattı,” ifadesinin yer aldığını belirtti. Bilimin şimdiye kadar birşeyin yoktan var olmasının imkansız olduğunu söylediğini ancak Bing Bang teorisi ile yaradılış anlayışına yaklaştığını ifade etti.


Çoğu nobel ödüllü kozmologlardan örnekler veren Aviezer, bunlardan biri olan Prof. Dr. Joseph Silk’in “Büyük patlama (Bing Bang) yaradılışın modern bilime adepte edilmiş halidir” ifadelerine dikkat çekti.


KAİNAT İNSAN İÇİN DİZAYN EDİLMİŞTİR


Güneşteki nükleer patlamaların tam olması gerektiği gibi gerçekleştiğini, yüksek veya düşük düzeyde patlama olması durumunda dünyada hayatın olamayacağını vurgulayan Aviezer, “Kainat insan için dizayn edilmiştir,” dedi.


Derslerinde ve kitaplarında hep ateist bilim adamlarından alıntı yaptığının altını çizen Aviezer, dindar bir bilim adamından alıntı yapması durumunda karşısındaki insanların kendi inancına karşı verileri değiştirebileceği düşünebileceklerini kaydetti.


DNA’yı keşfeden Nobel ödüllü bilim adamı Francis Crick’in de bir ateist olduğunu bildiren Aviezer, sözkonusu bilim adamından şu sözleri alıntıladı: “Yaşamın kaynağı neredeyse bir mucize gibi görünmekte. Devamı için yerine getirilmiş olması gereken okadar çok koşul var ki.”


Alıntıladığı bütün bilim adamlarının ateist olsalar bile gerçeği itiraf etmek zorunda kalmalarından dolayı, Aviezer’in “ateistleri seviyorum” demesi katılımcıları güldürdü.


Program sonrası Başkonsolos Moşe Kamhi kapanış konuşması yaptı. Konuşmasında Kamhi, gerek diplomatik, gerek öğrencilik hayatında ilk kez bir seminerden bu kadar çok şey öğrendiğini, bu tür programların devam etmesi gerektiğini açıkladı.